Blog

Apple’ın Ardındaki Deha Jony Ive

Leander Kahney

İngiliz tasarımcı Jonathan Ive, 1992 yılında Apple’da çalışmaya başladığında 21. yüzyıla damga vuracak ürünlere imza atacağından habersizdi kuşkusuz. Üniversitede tasarım okuyan ve tasarım anlayışının şekillendiği lise yıllarından beri bir ürünün işlevi ve görünüşü arasındaki en iyi kombinasyona ulaşmayı hedefleyen Ive’ın yaşamındaki dönüm noktası, Apple’da Steve Jobs ile tanışması oldu. Nasıl Steve Jobs Olunur? kitabının yazarı gazeteci Leander Kahney, Apple’ın Ardındaki Deha’da spotları Jobs’un “aramızda ruhsal bir ortaklık” var dediği Jony Ive’a tutuyor ve disleksiden mustarip bir tasarım öğrencisinin nasıl olup da yaşamlarımızı değiştiren bir mucite dönüştüğünü gözler önüne seriyor.
Jony, Apple’da yönetici olarak işe alınmamış olsa da, doğal bir lider olarak öne çıkıyordu. 1980’ler ve 90’larda Apple’la iş yapan fotoğrafçı Rick English, Apple’ın ilk günlerindeki Ive ile ilgili izlenimlerini şöyle anlatıyor: “Jony Ive işi konusunda çok ciddiydi. Üzerinde çalıştığı şeye aşırı yoğunlaşırdı. Sakin ama derin bir insandı. Çok ciddiydi ama çok da iyi biriydi. Sessiz bir şekilde liderlik ederdi: İnsanlara kendisi için çalışma ilhamı verirdi.”
Jony Ive’ın Steve Jobs’la birlikteliği ise bugün hepimizin kullandğı ikonik teknoloji ürünlerinin doğuşuyla sonuçlandı: iMac, iPod, iPad ve iPhone. Bu ürünler Apple’ı bir dünya devi yapmakla kalmadı, bilişim sektörünü dönüştürdü, sadık bir hayran kitlesi yarattı ve adı kolay kolay unutulmayacak bir markanın evriminin köşe taşları oldu. Sözü edilen ürünleri ve Ive’ı bu denli benzersiz kılan ise belki de Ive’ın ürünü kullanacak kişiyle kurduğu temastı. Şöyle diyor Ive: “Tasarımın bu erken aşamalarında, birincil amaçlardan bazılarını oturtmaya çalıştığımızda (genellikle ürün için bir hikâyeden konuşuyoruz; algıdan konuşuyoruz. Fiziksel anlamda değil, algısal anlamda ürün hakkında ne hissettiğimizden konuşuyoruz.” Jony Ive’ın meslektaşlarıyla yapılan söyleşilere dayanan ve yazar Leander Kahney’in Apple dünyasına aşinalığından güç alan kitap, çağdaş insanın çalışma, eğlenme ve genel olarak iletişim kurma yollarının yeniden tanımlanma sürecini, yaratıcısının yaşamından kesitler eşliğinde anlatıyor.
Hem tasarımcıların hem de kullanıcıların nezdinde “tasarım” mefhumunu başkalaştıran Ive’ın nihai hedefi ise tasarımlarının görünmez olması. Chingford’lı utangaç gencin en mutlu olduğu an, kullanıcının onun çalışmalarını hiç fark etmediği zamanlar. Ive bu konuda şunları söylüyor: “Bir tasarımcının bunu söylemesi çok tuhaf ama ürünlerde beni en sinir eden şeylerden biri tasarımcıların parmaklarını gözüme sokmaları. Bizim amacımız basit nesneler; başka türlü hayal edemeyeceğiniz nesneler. Böylece nesneyle yakınlaşıyor, ona daha çok odaklanıyorsunuz. Örneğin yeni iPad için yarattığımız iPhoto uygulaması sizi tamamen kendine çekiyor ve bir iPad kullanıyor olduğunuzu unutuyorsunuz.”

movbiz